top of page

ÖLÜ NEFES

  • Yazarın fotoğrafı: Nergis
    Nergis
  • 28 Şub 2020
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 1 May 2022

Ürkek ama bir o kadar da kararlı bir hamle yaptığını düşünerek dikiz aynasına baktı, ağlamaktan per perişan olmuş gözleri artık kırpılamayacak kadar yorulmuştu. Kendisine her an birisinin yaklaştığını ve biraz daha yavaş gitmeye devam ederse -ki ibre 120'yi zorlayan bir durumda idi- ensesinde bir şeyin biteceğini ve onu aniden boğacağını hissediyordu, aniden karşısında bir siluetin belirdiğini fark eder etmez direksiyon kırdı ve solundaki bilmem kaç asırlık çınara bodoslama tosladı.

Saatler, belki de günler sonra...

Monitörün sesi kadının kulaklarını tırmalarcasına sürekli ve düzenli bir şekilde varlığını kanıtlamaya devam ediyordu, yorgun kadın aniden gelen acı bir uyaranla yüzünü buruşturmaya çalıştı ama yapamıyordu. Asla hareket edemiyordu, çığlık atmak istiyordu, içinden geldiği kadar kocasına bağırmak istiyordu, kocasının onu aldattığını öğrendiği an yaptığı ilk iş arabasına binip hızla uzaklaşmak olmuştu, sahi kaç gün geçmişti, dışarıdan bakıldığında komada olan bu kadının derdini anlayıp ona destek olabilecek birileri çıkar mıydı ?

Vücuduna dokunuluyordu, hemşire veya doktor olduğunu düşündüğü kişiler sürekli onun hakkında bir şeyler söylüyorlardı, kadının onları duyduğunu düşünmeyerek olumsuz ardın sıra bir sürü berbat kelimeler çarpıyordu duvara, oradan da Nefes'in kulaklarına.

-Asla tepki vermiyor,

-Belki de biraz daha beklemeliyiz.

- 27. gün, hiçbir belirti göstermiyor.

27 gün mü ?

Keşke genç kadının duyabildiğini bilselerdi, kadın 27 günden beri adeta varlığını kanıtlamaya çalışırken ölüyordu, kimse fark etmiyor, kimse anlamıyordu. Kocası dediği, adeta ona ömrünü adadığı adam toz olmuştu, sadece bir kere sesini duymuştu, yanında bir kadınla beraberdi, bunu bilmesi için Nefes'in gözlerini kullanmasına ihtiyacı yoktu. Hisler her şeyi açıklıyordu, keşke daha önce de açıklasaydı diye düşündü kadın, eğer önceden hislerine bir kez olsun kulak verseydi belki de bunların hiçbiri olmayacaktı. Bu kadarmış dedi kadın, benim yaşamımda ölüm anım 27 günde sona erecekmiş, ne acı. Oysa ne planlarım vardı, yazdığım şiirleri birileri defterimi kurcalarken bulur muydu ? Ayhan neredeydi acaba ? hiç vicdan azabı çeker miydi karısının ölüm haberini alınca ? Kedisi tıfıl anlamış mıydı Nefes'in yokluğunu ? kadın yavaşça zihninin boşaldığını hissetti, rahatlıyor gibiydi son duyduğu şey düz bir şekilde aralıksız sabit bir uyarı veren monitörün sesiydi....

 
 
 

Yorumlar


Yazı: Blog2_Post
bottom of page